Deprem Acil Müdahale Sistemi

Deprem olayında, panik ortamının oluşması, elektrik kaçağı veya tehlikeli maddeler kaynaklı yangınların ortaya çıkması ve kritik ekipmanların hasar görmesi mümkündür. “Deprem Kaynaklı İkincil Afetler” olarak ifade edilen bu durumlar, iş sürdürülebilirliğini engelleyerek ciddi ekonomik kayıplar doğurabilmektedir.

Deprem Acil Müdahale Sistemi çözümümüz sayesinde, afet anında anons ile paniğin kontrol altına alınması, tehlikeli madde içeren iletim hatlarının kapatılması ve kritik makine-ekipmanların otomatik olarak durdurulması mümkündür.

Sistemimiz, bugüne dek Japonya gibi yüksek riskli ülkelerde yaşanan depremlerde başarıyla test edilmiş olup, ikincil afetlerin önlenmesi amacıyla uygulanmaktadır.

Deprem Acil Müdahale Sistemi konusunda Japonya’da pazar lideri olan IMV Corporation, Türkiye’de münhasır olarak Fuji Mühendislik ile işbirliğini tercih etmiştir.

Şirket Japonya'daki Tokyo borsasında işlem görmektedir.

Temsilcilik Fırsatları
Belirli gereksinimleri karşılayan uygun firmalara temsilcilik verilecektir.
Daha fazla bilgi için info@fujiengineering.com ile iletişime geçebilirsiniz.

Fuji Mühendislik, EPC yüklenicisi olarak, her tip yapıda ortaya çıkabilecek olası ikincil afetlerin önlenebilmesi için aşağıda bulunan hizmetleri sunmaktadır.

  • İkincil afetlerin önlenmesi için yapıya/tesise özel sistem konfigürasyonu geliştirilmesi
  • Müdahale edilecek ekipmanlar için aksiyon senaryolarının hazırlanması, eşik seviyelerinin belirlenmesi
  • Sistem temini ve montajı
  • Yıllık bakım hizmeti

İkincil Afetler

Deprem esnasında veya hemen ertesinde ortaya çıkabilen insani panik, elektrik kaçağı veya tehlikeli maddeler kaynaklı yangın ve hassas makine-ekipman arızası gibi olaylar ikincil afet olarak tanımlanmaktadır. Bu tür afetler can kaybına yol açabilmekte ve yapının deprem sonrası sürdürülebilirliğini engelleyebilmektedir.

İnsan yoğun ortamlarda deprem etkisiyle ortaya çıkan panik zarar yaratan boyutlara varabilmektedir. Özellikle yüksek yapılarda insani paniğin kontrol altına alınması gerekmektedir.

Mevcut anons sisteminin, deprem acil müdahale sistemi aracılığı ile (önceden belirlenen eşik seviyesi aşıldığında) otomatik olarak devreye girmesi sayesinde paniğin kontrol altına alınması ve tahliyenin başlatılması mümkün olabilmektedir.

Deprem anında insani panikten dolayı bina çıkışındaki yaralanmaları önlemek ve zaman kazanmak amacıyla tahliye senaryoları aktive edilmeli, asansörler en yakın katta durdurulmalıdır. Deprem acil müdahale sistemi aracılığı ile (önceden belirlenen eşik seviyeleri aşıldığı taktirde) otomatik olarak gerekli aksiyonların alınması sağlanabilir.

Elektrik enerjisi ile çalışan sistemler deprem etkisiyle muhtelif sebeplerle kolayca yangınlara sebep olabilir. Deprem acil müdahale sistemi sayesinde ana elektrik hatları (önceden belirlenen eşik seviyesi aşıldığında) otomatik olarak kapatılabilmektedir.

Özellikle endüstriyel tesislerde iletim borularında bulunan tehlikeli akışkanlar, deprem etkisiyle sızabilmekte ve yangınlara yol açabilmektedir. Acil müdahale sisteminin göndereceği sinyal sayesinde (önceden belirlenen eşik seviyesi aşıldığında) tehlikeli akışkanların ve diğer maddelerin salınımının/iletiminin yanlış alarma yol açmadan otomatik olarak kesilmesi sağlanabilmektedir.

Hassas makine ve ekipmanlar deprem etkisiyle zarar görebilir ve bu sebeple uzun süreli iş kesintisi söz konusu olabilir. Deprem acil müdahale sistemi sayesinde kritik ekipmanların deprem anında (önerilecek deprem ivme seviyesinde) uyku pozisyonuna geçirilmesi sağlanabilmektedir.

Chiller, buhar kazanı, ısıtma/soğutma sistemleri gibi kritik ekipmanlar deprem anında otomatik olarak kapatılabilir.

Lansman

  • Japonya ve Türkiye’de Uygulanan Deprem Uyarı Teknolojileri, 25 Eylül 2014, İstanbul
  • Bu etkinliği düzenlemekteki amacımız, deprem uyarı teknolojileri konusunda farkındalığımızı artırmaktır. Bu nedenle, yaşadığı deprem sıklığı ve bu konudaki teknolojisiyle Dünya’ya önderlik eden Japonya ve ülkemizde uygulanan sistemler hakkında bilgi edinmeyi hedeflemekteyiz.

    Ülkemizin nüfusunun %30’dan fazla bir kesimi %9 alanı oluşturan Marmara bölgesinde yaşamakta ve gayri safi milli hasılanın yaklaşık %40’ı bu bölgede üretilmektedir. Marmara bölgesinde 1999’da meydana gelen Kocaeli ve İzmit depremleri ülkenin ekonomik altyapısına 6 milyar dolar zarar vermiş ve 20.000’e yakın can kaybına neden olmuştur.

    Benzer şekilde 1995 Kobe depreminde 6.500 can kaybı olmuş ve ekonomik kayıp, (gayrisafi milli hasılasının %2.5’i olarak) 150 milyar dolar ile Dünya’nın en pahalı deprem felaketi olarak tarihe geçmiştir. Bu kadar pahalı bir sonucun olmasındaki esas sebep Marmara bölgesine benzer şekilde Kobe şehri ve etrafının yoğun endüstri bölgesi olmasıdır.

    Özellikle Kobe depreminde 150 milyar dolarlık devasa bir ekonomik kaybın oluşması, insan yoğun ortamlarda ve endüstri tesislerinde deprem uyarı sistemlerinin ne kadar gerekli olduğunu göstermiştir. Bu kadar büyük bir zararın büyük bölümünün 20 saniye süren bir depremde değil, depremin tetiklediği gaz sızıntısı, elektrik kontağı, patlama, yangın ve yüksek binalarda insani panik gibi bir dizi ikincil afetler sonucunda gerçekleşmesi, Japonya’da bu tür risklerin azaltılmasına dönük mevcut ancak yetersiz olduğu anlaşılan deprem uyarı teknolojilerinin geliştirilmesini zorunlu kılmıştır.

    Depremlerde can kayıplarının azaltılması ve ekonomik yatırımlarımızın korunması için vaz geçilmez görülen erken uyarı ağı ve kendi başına bağımsız çalışan uyarı sistemleri, yenilenen teknolojilerle geliştirilmeye devam edecektir.

    13:30-14:00: Kayıt - Karşılama
    14:00-14:05 Açılış Konuşması: Yusuf Zahit Gündoğdu
    (Fuji Mühendislik Türkiye, Başkan)
    14:05-14:25 Konuk Konuşmacı: Prof. Dr. Mustafa Erdik
    (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü)
    İstanbul Deprem Erken Uyarı ve Hızlı Bilgi Sistemleri
    14:25-14:45 Konuk Konuşmacı: Prof. Dr. Hasan Boduroğlu
    (Türkiye Deprem Vakfı, Yönetim Kurulu Başkanı)
    Deprem ve Farkındalık
    14:45-15:05 Konuk Konuşmacı: Prof. Dr. Ali Pınar
    (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü)
    Kandilli Deprem Araştırma Merkezince Yürütülen Marmara Bölgesi Erken Uyarı Sistemi
    15:05-15:25 Kahve Servisi
    15:25-15:45 Konuk Konuşmacı: Dr. Fatih Sütçü
    (İstanbul Teknik Üniversitesi, Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü)
    Japon Meteoroloji Ajansının Afet Uyarı Sistemleri
    15:45-16:05 Konuk Konuşmacı: Toshikazu Igarashi
    (IMV Corporation Japonya, İcra Kurulu Üyesi)
    Japonya'da Uygulanan Genel Deprem Uyarı Sistemleri
    16:05-16:30 Kapanış Konuşması: Yusuf Zahit Gündoğdu
    (Fuji Mühendislik Türkiye, Başkan)
    Japonya'da Uygulanan "Gerçek Zamanlı" Deprem Uyarı Sistemleri
    16:30-17:00 Soru - Cevap
    17:00-17:30 Kahve Servisi ve Kapanış

    Yusuf Zahit Gündoğdu

    Fuji Mühendislik Türkiye, Başkan
    Yusuf Zahit Gündoğdu Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü 1985 yılında bitirmiş, Boğaziçi Üniversitesi’nden yüksek lisans derecesini ise 1988 yılında almıştır. 29 yıllık iş hayatı boyunca birçok projenin yöneticiliğini ya da doğrudan mühendisliğini yapmıştır. Yurtdışı çalışma tecrübeleri Doğu Asya, Batı Asya ve Rusya'yı kapsamaktadır. Japonya'da 1992-1999 yılları arasında 7 yıl çalıştığı mühendislik firmalarında Kobe depremi ertesinde birçok güçlendirme projesinde çalışmıştır. Yüksek performanslı deprem mühendisliği kapsamında, yüksek yapılar, köprüler ve kıyı yapılarının tasarımı ile mevcut yapıların güçlendirilmesi konularında tecrübelidir.

    Prof. Dr. Mustafa Erdik

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü
    Prof. Dr. Mustafa Erdik ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden 1970 yılında mezun olduktan sonra 1972 ve 1975 yıllarında ABD Rice Üniversitesi’nde Master ve Doktora çalışmalarını tamamlamıştır. 300’ü aşkın teknik makale ve 6 adet kitabın yazarı veya ortak yazarıdır. Almış olduğu uluslararası ödüller arasında TÜBİTAK Bilim Teşvik Ödülü, Nato Zirvesi Bilim Ödülü, Birleşmiş Milletler-Sasakawa Afetlerin Önlenmesi Ödülü ve SSA-EERI-COSMOS kuruluşları tarafından ortak olarak takdim edilmiş Bruce Bolt madalyası bulunmaktadır.

    Prof. Dr. M. Hasan Boduroğlu

    Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı
    Prof. Dr. M. Hasan Boduroğlu (1944) Robert Kolej Mühendislik Yüksek Okulu İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden 1967 yılında yüksek lisans diplomasını aldıktan sonra doktora çalışmalarını University of California, Berkeley ve University of Denver’da tamamlamıştır. 1985-1991 yılları arasında İ.T.Ü. İnşaat Fakültesi Dekanı,1998-2004 yılları arasında İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı, 2003-2011 yılları arasında İTÜ-SUNY University at Buffalo İnşaat Mühendisliği Çift Diploma Programı Koordinatörü olarak görev yapmıştır. 2004 yılından beri Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanıdır.

    Prof. Dr. Ali Pınar

    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı
    Prof. Dr. Ali Pınar (1961) İstanbul Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölümü’ndeki yüksek lisans çalışmalarını 1986 yılında tamamlamıştır. 1995 yılında Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nde "Büyük depremlerin kırılma süreçlerinin izlenmesi" başlıklı doktora tezini tamamlamıştır.  2000-2012 yılları arasında İstanbul Üniversitesi'nde öğretim üyesi olarak görev almıştır. 2012 yılından itibaren Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Deprem Mühendisliği Anabilim dalında Deprem Erken Uyarı Sistemleri konusunda çalışmalarına devam etmektedir.

    Dr. Fatih Sütçü

    İstanbul Teknik Üniversitesi, Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü
    Dr. Fatih Sütçü (1979) inşaat mühendisliği alanında lisans derecesini YTÜ'den ve deprem mühendisliği alanında yüksek lisans derecesini İTÜ’den almıştır. Doktorasını 2007 senesinde Japonya'nın Tohoku Üniversitesi'nde tamamlamıştır. 2012-2013 arasında Tokyo Institute of Technology'de depreme dayanıklı yapı tasarımı ve mevcut yapıların yenilikçi yöntemlerle depreme karşı güçlendirilmesi konusunda araştırma ve deneyler yapmıştır. Halen İstanbul Teknik Üniversitesi, Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Enstitüsü’nde çalışmaktadır.

    Toshikazu Igarashi

    IMV Corporation Japonya, İcra Kurulu Üyesi
    Merkezi Japonya’da bulunan Kanematsu Corporation şirketinde 1975 yılında işe başladı. 1975-1999 yılları arasında, sırasıyla Calgary Canada, İngiltere Londra ve Japonya merkez ofislerinde satış müdürü olarak çalışmıştır. 2000 ile 2008 yılları arasında SKF Japonya şirketinde pazarlama müdürü olarak çalışmıştır. 2008 yılından itibaren IMV Corporation firmasının global pazarlardan sorumlu icra kurulu üyesidir.

    Yusuf Zahit Gündoğdu



    Konferansın açılış konuşmasını yapan Fuji Mühendislik Türkiye Başkanı Yusuf Zahit Gündoğdu, düzenlenen bu konferans ile Japonya ve Türkiye’de uygulanan deprem uyarı sistemleri hakkında ilgili kişi ve kurumlara bilgi verilmesinin hedeflendiğini kaydetti. Gündoğdu, 1999’da yaşanan Kocaeli ve İzmit depremlerinden bahsederek, depremin doğurduğu can kayıplarına değindi. Yusuf Zahit Gündoğdu, depremde olası can ve ekonomik kayıpların azaltılması için nüfusun yüksek olduğu bölgelerde ve endüstri tesislerinde deprem uyarı sistemlerinin gerekliliğine dikkatleri çekerek, “Depremlerde can kayıplarının azaltılması ve ekonomik yatırımlarımızın korunması için vazgeçilmez görülen erken uyarı ağı ve kendi başına bağımsız çalışan uyarı sistemleri, yenilenen teknolojilerle geliştirilmeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

    Konferansın son konuşması için tekrar kürsüye çıkan Fuji Mühendislik Türkiye Başkanı Yusuf Zahit Gündoğdu ise deprem etkisiyle oluşan ikincil afetlere dikkat çekerek, 'gerçek zamanlı uyarı sistemleri'yle alınabilecek önlemleri aktardı. Deprem anında insanların doğru aksiyon alamayacağının altını çizen Gündoğdu; "Deprem olurken bir kontrol veya kumanda yapabilmek zor ve hatta olanaksızdır. Deprem sonrası ikincil afetlerin önlenmesinde, deprem anında müdahale ve hemen harekete geçmek hayati önem taşır. Ayrıca Gündoğdu, gerçek zamanlı uyarı sistemiyle ikincil afetlerin önlenmesinin mümkün olduğunu belirtti.

    Doç. Dr. S. Ümit Dikmen



    Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Deprem Mühendisliği Anabilim Dalı’ndan Doç. Dr. S. Ümit Dikmen, “İstanbul Deprem Erken Uyarı ve Hızlı Bilgi Sistemleri” adında bir sunum gerçekleştirdi. Dikmen, İstanbul’da 100 yerde depreme duyarlı sensörlerin yerleştirildiğini kaydederek, erken uyarı sisteminin sanıldığı gibi depremi önceden haber veren ve binalardan erken çıkmayı sağlayan bir sistem olmadığının altını çizdi. Dikmen, erken uyarı sistemlerinin, deprem sırasında elektrik, doğalgaz gibi büyük tehlikeler yaratabilecek sistemleri durdurmayı amaçlayarak, daha büyük felaketlerin önüne geçmeyi hedeflediğini belirtti.

    İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Kapasitesinin Arttırılması Projesi’ni (İSMEP) anlatan Dikmen, öncelikli olarak projenin öncelikli kamu binalarının sismik risk karşısındaki durumlarının incelenmesi ve bu inceleme sonuçlarına bağlı olarak güçlendirilmesi veya yıkılıp yeniden yapılmasına karar verme aşamasında yardımcı olduğunu belirtti. Bu sistem ile hasar tahmini yapabildiklerinin altını çizen Dikmen, hangi binaya, nasıl, erken müdahale edilmesi gerektiğinin bilindiğini yineledi. Dikmen, Yüksek katlı binalar ile endüstriyel tesislerde sismik hareketleri kontrol eden kayıt aletlerinin yerleştirildiğini ifade ederek, deprem sonrası alınan kayıtlarda binaya müdahalenin detaylarının çıkarıldığını kaydetti.

    Kültürel tarihi yapıların da bu izlemeye tabi tutulduğunu söyleyen Dikmen; Ayasofya Müzesi, Süleymaniye Camisi, Fatih Camisi, Mihrimah Sultan Camisi ile Sultanahmet Camisi’nin izlenen yapılar arasında olduğunu kaydetti. Dikmen, yeni yapılan 3. boğaz köprüsü ile beraber diğer boğaz köprülerinde de deprem takibinin yapıldığını söyledi.

    Marmaray’ın takip edildiğini ifade eden Dikmen, Marmaray’ın denizin içinde olan 11 tüpten her birinin başında ve sonunda kayıt cihazlarının olduğunu kaydetti.

    Prof. Dr. Hasan Boduroğlu



    Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hasan Boduroğlu, “deprem ve farkındalık” adı altında bir sunum gerçekleştirdi. Boduroğlu, farkındalık kavramına değinerek, bölgede beklenilen büyük bir depremin riskleri ve etkileri üzerinde bilinçli olmanın gerekliliğine değindi. Boduroğlu, “Her şeyden önce bu riskin farkında mıyız? Bu risk evimizle, işyerimizle ilgili olabilir. Ayrıca okul, hastane gibi kullandığımız diğer yerlerle de ilgili olabilir” dedi.

    Boduroğlu, depreme dayanıklı yapılmayan binaların depremde yıkılacağını belirterek, yapısal olmayan tehlikelere de dikkatleri çekti. “Gerçekten 'farkında' değiliz, tehlike içindeyiz” diyen Boduroğlu, ölüm ve yaralanma risklerinde ilk akla gelenin “binalar” olduğunu yineledi. Bina yıkılmadığında, binanın içinde de eşyalardan kaynaklı tehlikeler olabildiğini anlatan Boduroğlu, riskleri belirleyip hazırlık yapmanın önemine vurgu yaptı. Boduroğlu, paneli izleyenlere deprem öncesinde, deprem sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler hakkında bilgiler vererek, “depremden korkmayın, depremi öğrenin” dedi.

    Prof. Dr. Ali Pınar



    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Prof. Dr. Ali Pınar, etkinlikte yaptığı sunumda, Kandilli Deprem Araştırma Merkezi'nce yürütülen Marmara Bölgesi Erken Uyarı Sistemi'ne ilişkin bilgiler paylaştı. Bölgesel ve On-site deprem uyarı sistemlerini karşılaştıran Pınar, deprem bölgesine yakın alanlarda onsite sistemin, daha uzak noktalarda ise bölgesel sistemin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

    Kandilli Rasathanesi'nin on-site deprem erken uyarı çalışmalarında kullandığı sismik ağ hakkında bilgi veren Pınar, daha sonra rasathanenin bölgesel deprem erken uyarı algoritmaları Virtual Seismologist (VS), Presto ve ElarmS'dan bahsetti.

    Deprem erken uyarı sistemlerinde genelde kısa ve rijit yapıların dikkate alındığına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Pınar, sismik enerjinin büyük kısmını uzun periyotlu dalgaların taşıdığını, dolayısıyla deprem uzakta meydana gelse bile yüksek yapıların risk altında olduğunun altını çizdi. İstanbul'da her geçen yıl uzun periyotlu yapıların ve yüksek binaların sayısı giderek arttığını vurgulayan Pınar, "Bu nedenle özellikle uzak depremlerin etkilerini azaltmak için bölgesel deprem erken uyarı çalışmaları önem arz etmektedir" dedi.

    Dr. Fatih Sütçü



    Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Prof. Dr. Ali Pınar, etkinlikte yaptığı sunumda, Kandilli Deprem Araştırma Merkezi'nce yürütülen Marmara Bölgesi Erken Uyarı Sistemi'ne ilişkin bilgiler paylaştı. Bölgesel ve On-site deprem uyarı sistemlerini karşılaştıran Pınar, deprem bölgesine yakın alanlarda onsite sistemin, daha uzak noktalarda ise bölgesel sistemin tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

    Kandilli Rasathanesi'nin on-site deprem erken uyarı çalışmalarında kullandığı sismik ağ hakkında bilgi veren Pınar, daha sonra rasathanenin bölgesel deprem erken uyarı algoritmaları Virtual Seismologist (VS), Presto ve ElarmS'dan bahsetti.

    Deprem erken uyarı sistemlerinde genelde kısa ve rijit yapıların dikkate alındığına dikkat çeken Prof. Dr. Ali Pınar, sismik enerjinin büyük kısmını uzun periyotlu dalgaların taşıdığını, dolayısıyla deprem uzakta meydana gelse bile yüksek yapıların risk altında olduğunun altını çizdi. İstanbul'da her geçen yıl uzun periyotlu yapıların ve yüksek binaların sayısı giderek arttığını vurgulayan Pınar, "Bu nedenle özellikle uzak depremlerin etkilerini azaltmak için bölgesel deprem erken uyarı çalışmaları önem arz etmektedir" dedi.

    Kenji Akiyoshi



    IMV Corporation Japonya Termik ve Nükleer Santral Sistemlerinin Ölçüm Cihazlarıyla Donatılması Sorumlusu Kenji Akiyoshi de, sunumunda, Japonya deprem stratejisini oluşturan üçlü yapı üzerinde durdu. Özellikle hiç kimsenin boyutlarını öngöremediği bir felakete neden olan 1995 Kobe depremi sonrası Japonya'nın deprem güçlendirme stratejisinin yenilendiğini kaydeden Akiyoshi; deprem sırasında ve sonrasında kayıpları minumuma indirme hedefini taşıyan bir yaklaşım benimsendiğini söyledi. Erken uyarı sistemlerinden, sismik gözlem ağlarından ve deprem ölçüm cihazlarından oluşan bu üçlü yapının, birbirleriyle entegre çalıştığını belirten Akiyoshi; herhangi birinde yaşanacak bir aksaklığın diğeri tarafından telafi edilebildiğini, ideal bir bir sistemin de böyle olması gerektiğini aktardı. Özellikle endüstriyel yapılarda, baraj gibi su depolanan alanlarında, santrallerde felaketin boyutunun büyümemesi için uyarı sistemlerinin öneminin altını çizen Akiyoshi, bu anlamda deprem gözlem cihazlarının hayati önemine vurgu yaptı.

    Konferanslar

    Türkiye ve Japonya arasında afet önleme işbirliği konusunda Japonya’dan bakan düzeyinde katılım sağlanan teknoloji konferansında, Japonya’nın bu konudaki tecrübelerinden örnekler içeren bir dizi sunumlar konferansa katılan firmalar tarafından yapıldı. Japonya’dan gelen IMV mühendisleri bu konferans etkinliğinde gerçek zamanlı SW52/54 Deprem Acil Müdahale Sistemini tanıttı.

    Fuji Mühendislik, 27 Aralık 2018’de Ankara AFAD (Afet ve Acil Durum Yönetimi) Başkanlığı’nda gerçekleşen Afet Riskinin Azaltılması Türk-Japon Ortak Seminerine katılım sağlamıştır. Seminer kapsamında firma standımızda sergilenen Deprem Acil Müdahale Sistemi, depremin hemen ardından çıkan yangın, patlama, önemli makine-ekipman arızası gibi ikincil afetleri önleyebilmek üzere 1995 Kobe depreminden sonra IMV Corporation tarafından geliştirilmiştir. Standımızı ziyaret eden tüm Türk ve Japon katılımcılara ilgileri için teşekkür ediyoruz.

    Etkinlik hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılabilir.

    https://www.afad.gov.tr/turkiye-ve-japonya-afetlerde-isbirligini-guclendiriyor

    Fuji Mühendislik, 26-28 Haziran 2019 tarihlerinde Eskişehir Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen Uluslararası Afet ve Dirençlilik 2019 Kongresi’ne katılım göstermiştir. Dirençlilik konusunda farklı disiplinlerden çalışmaların ortak bir platformda konuşulduğu kongrede Fuji Mühendislik “Deprem İkincil Afetlerinin Önlenmesinde Japonya’da Kullanılan Gerçek Zamanlı Müdahale Sistemleri” hakkında bildiri sunumu gerçekleştirmiştir.

    Etkinlik hakkında detaylı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
    http://www.i-resilience.org/hakkimizda

    “Deprem İkincil Afetlerinin Önlenmesinde Japonya’da Kullanılan Gerçek Zamanlı Müdahale Sistemleri” hakkındaki bildirimize ve diğer makalelere aşağıdaki linkten ulaşılabilir.
    http://www.i-resilience.org/uploads/apers-of-idrc-2019.pdf

    Fuarlar

    Firmamız, 28-29 Nisan 2014 tarihlerinde WOW Kongre Merkezinde gerçekleşen Deprem Güvenliği İhtisas Fuarı’na katılım sağlamıştır. Olası bir depremde tesislerdeki kritik ekipmanların ve tehlikeli hatların deprem acil müdahale sistemi aracılığı ile güvenli şekilde kapatılabildiği ve ikinci afetlerin önlenebileceği standımızı ziyaret eden konuklarımıza anlatılmıştır.

    19-22 Mart 2015 tarihlerinde gerçekleşen WIN Avrasya Otomasyon Fuarı’nda Japonya için ayrılmış alanda standımız yer almıştır. Olası bir depremi takiben ortaya çıkabilecek ikincil afetlerin nasıl önlenebileceği ve otomasyon sistemlerinin güvenliğinin ne şekilde sağlanabileceği hakkında Japonya’dan gelen IMV mühendisleri ile birlikte tanıtım yapılmıştır.

    Uygulamalar